korsan hayat

iyi orta gol getirir

bildiri  
sorun soyleyelim

senkusolurgidersinbirtrenle:

”bize rüyanın değil uyanıklığımızın tabiri gerek.”
f.ç

senkusolurgidersinbirtrenle:

”bize rüyanın değil uyanıklığımızın tabiri gerek.”

f.ç

(Kaynak: anunreliablenarrator)

küçükkarabalık'ın dünyası: Yusuf’un Duası: Rabbim Bana İstememeyi İsteyebilmeyi Nasib Et ! 

hayalhanem:

Züleyha, gecesinin güzelliğini sererken Yusuf’un gözlerinin önüne, Yusuf da insandı. istek, insanın zaafıydı. Ama: Rabbim, bana istememeyi isteyebilmeyi nasib et.

Her şeyin kalpte başlayıp kalpte bittiği mevsimde, her şeyin kalpteki rengine göre isim aldığı yerde Yusuf bu duasındaydı. Ve…

Turnayı gözünden vuranlar bizden değildir. Turnanın kalbinden dem vuranlar, bu tarafa…

gazze’yi görüp de ahirete inanmamak bir çeşit intihar biçimidir

uskudardabirdenbire:

Adamın hası…

uskudardabirdenbire:

Adamın hası…

ne kadar masum:)

korsan hayat yayında - iyi orta gol getirir 

Toz Üzerine Yapılan Resimler

kerimsel:

Daha önce graffiti, 3 boyutlu sokak resimleri ve 3 boyutlu ve ilginç duvar resimleri konularını ele almıştım. Son olarak da toz sanatına değinmek istiyorum.

Daha önce de dile getirdiğim gibi bu resimlerin bir kısmını daha önce farklı yerlerde görmüş olabilirsiniz. Ancak amacım derli toplu bir araştırma yapmaktı ve sanırım oldu da.

Bu sanat eserleri genelde, araçların tozla kaplı arka camları üzerine yapılıyorlar. Sanatçı elindeki uygun fırçalarla tozları hafifçe süpürüyor ve bu resimleri oluşturuyor.










Görmüş olduğunu resimler Scott Wade isimli bir sanatçıya aitler. Sanatçının kişisel sitesine buradan, ona ait daha fazla esere ise buradan ulaşabilirsiniz.

(Kaynak: kerimsel)

[Flash 9 is required to listen to audio.]
0 oynatma

çaresizim çaremsin!

yavuz bülent bakiler - şaşırdım kaldım

Eğer kur’an okumuyorsan, bütün bunlar elbette boğacaktır seni. Daha nefes alıp vermeyi bile bilmiyorsun!

(via tariktufan)

olsa da yesek:)

olsa da yesek:)

(Kaynak: edamerii)

Her fikre saygı duymak zorunda değiliz; ama her efkârlı insana saygı duymak zorundayız!.

Bir adam gördüm, bir kapının önünde oturmuş düşünüyordu. Saçı sakalı birbirine karışmıştı. Üstü başı perişandı. Kafasını belli bir ritimle iki yana sallıyor, arada bir kimsenin anlamadığı bir şeyler mırıldanıyordu. -Kim bu adam, diye sordum. -O bir meczup, dediler ve anlattılar hikâyesini. Şimdi önünde oturduğu o kapıyı çalmış günlerden bir gün. İçeriden bir ses “Kim o?” diye sormuş. Ciddiye almış soruyu. O günden beri cevabını düşünüyormuş.

Bir adam gördüm, bir kapının önünde oturmuş düşünüyordu.
Saçı sakalı birbirine karışmıştı. Üstü başı perişandı.
Kafasını belli bir ritimle iki yana sallıyor, arada bir kimsenin anlamadığı bir şeyler mırıldanıyordu.
-Kim bu adam, diye sordum.
-O bir meczup, dediler ve anlattılar hikâyesini.
Şimdi önünde oturduğu o kapıyı çalmış günlerden bir gün.
İçeriden bir ses “Kim o?” diye sormuş.
Ciddiye almış soruyu.
O günden beri cevabını düşünüyormuş.

müslümanız değil mi? Elhamdülillâh!

-Müslümanız değil mi?
-Elhamdülillâh!

Müslümanız; ama…
En afilli küfürleri biz eder; en süslü yalanları biz söyleriz.

İçki içmekte üzerimize yoktur; öve öve bitiremeyiz bu hünerimizi.

Kendi hakkımız gasp edildiğinde yeri göğü inletirken, başkasının kul hakkına girmekten zerre çekinmeyiz. Haklıyızdır da, bizim de hakkımız yenmiştir çünkü…

Zinâ çağdaşlık, modernlik göstergemizdir bizim. Tecrübe etmeyenleri de ayıplarız üstelik.
Ayrıca zinâ’dan daha beter olan “dedikodu”, artık günlük yaşamımızda olmazsa olmazımızdır.

Yarı çıplak veya dar kıyafetlerle vücudumuzu namahrem olanlara teşhir etmekten hiç elem duymayız.

Sevgilimiz/eşimiz istediği için kapanırız; namaza başlarız da, Allahü Teâlâ’nın bunları bize emrettiğini unutur, O’nun bizden râzı olmasını ikinci plana atarız.

Sevdiğimiz insan günde on kere çağırsa, her defasında en güzel kıyafetlerimizi giyer, en güzel kokuları sürünür de heyecanla koşarız yanına; ama bizi, biz yokken de seven, bize değer verip yaratan Allahü Teâlâ’nın huzuruna, günde beş defa abdest alıp çıkmak çok zor gelir. Bu büyük buluşmayı her defasında erteleriz.

Kur’an-ı Kerim’e saygımız büyüktür. Evimizin en yüksek yerine koyar; baş tâcı yaparız. Ama içinde ne yazdığından haberimiz yoktur.

Kendimize futbolcuları, popçuları, siyasetçileri örnek alırız da, âlemlerin efendisi Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’in sünnetlerinden, ahlâkından haberimiz yoktur.

Menfaatimiz için olmadık kişilerin önünde el pençe dururuz; ama her şeyin ilk ve son sahibi olan Allahü Teâlâ’ya el açıp duâ etmek aklımıza bile gelmez.

Şimdi,
-Müslümanız değil mi?
-Elhamd…

İyi ki kimliklerimizde “Dini: İslam” yazıyor. Allah korusun yoksa kendimizden şüpheye düşeceğiz!

[Bu videoyu izlemek için Flash 10 gerekmektedir]

Yine bu sabah
çay ocağında
çay ver la, çay ver la, çay ver la, çay çay çay
afyonum patlamış
ciğerim sökülmüş
burdayım duman altında…..

Sen ey ocakçı, karnım acıktı
çay ver la, çay ver la, çay ver la, çay çay çay
sözümüz geçmiyor karılarımıza
doyarım ben pohaçayla…

Eğer ölürsem, ben nikotinden
çay ver la, çay ver la, çay ver la, çay çay çay
sen içmelisin benim yerime
öksür gel mezarıma…

More Information